yeni gelmiş tazecik yazarımızdır. hoş gelmiştir. eczacılıkta okuduğunu tahmin etmekteyim. (u: çok zekiyim)
sözlükte galatasaraylı yazarların olmadığının göstergesi olan maçtır.. yine iş başa düştü anlaşılan diyip, karşılıklı gollerle maçın 1-1 devam ettiğini belirteyim..
erkek cinsel organının kanla dolarak büyümesi durumudur.erkeklerin en zayıf olduğu andır.beyne gitmesi gereken kan penise gittiğinden o anda hiçbir erkek mantıklı kararlar alamaz.ertesi gün haplarının satış rekorları kırmasına sebebiyet verir.

(bkz:uçuşa geçmek)

(bkz:arabayı devirmek)

(bkz:karaya vurmak)
ıngilizcede yazılabilecek en uzun kelimedir. anlamı güzelden mutluya kadar bir çok yere çekilebilir halk arasında.(u: türk halkı arasında)
futbol topuna bütün gücüyle ve ayak ucunda kalan sert bölgeyle haykırırcasına vurmak.
erkin korayı tanıtmaya gerek yok,çünkü tanımayan insan yok.yılların tecrubesi.yılların sanatçısı.yılların müzik hizmetkarı.

gençlerin rock müziğine başlarken ilk dinlediği kişi.

bir kült,başyapıt,temel yapı taşı.

utan sözlük utan.

bu emektarın adını bir kere bile anmamışsın.
heves edilip öğrenilen,can sıkıntısında yapılmaya çalışılan,aradan uzun zaman geçince unutulan düğüm.çok zor açılır.genellikle gemilerde kullanılır.
ileri ki yaşlarda evladının şımarıp tepesine çıkmasını istemediği içindir. maksat baba oğul ilişkisini belirli bir seviye de tutmak ama bunu abartıp çocuğunu sevmeyen bir baba ise ileri de çocuğu tarafından sevilmeyecek ve saygı görmeyecektir. en önemlisi teraziyi tutturmaktır biraz sevgi biraz çizgi.
south park fenomeninin bigger, longer, and uncut isimli sinema filminde terrance & phillip'in soyledigi inanilmaz sarkidir.

shut your fucking face, uncle fucker

you´re a cocksucking, ass-liking, uncle fucker

you´re an uncle fucker, yes it´s true

nobody fucks uncles just like you

shut your ficking face, uncle fucker

you´re the one that fucks your uncle uncle fucker

you don´t even sleep or mow the lawm

you fuck your uncle all day long

(what´s going on in here?)

shut you´re fucking face, uncle fucker

you´re a boner bitting bastard, uncle fucker

you´re an uncle fucker, i must say

you fucked your uncle yesterday!

uncle fucker, that´s u-n-c-l-e, fuck you!

uncle fucker!

suck my balls!
şerefsizdir kendileri.bu tanıtım hödösü yeterde artar böyle birini tanıtmak için.
suda eriyen,sıkıştırılmış toz boyadır...ilkokul yıllarında patates ve ipleri boyardık en çok...resim dersleri sulu boyaya geçildiği vakit daha bir güzelleşmişti...tabi bir de o küçük yaşta iddialar başlamıştı sayesinde,bu boyalı suyu içemezsin,eğer içersen beş misket,iki kalem vericem ama yok yapamazsan senin o güzel mor kaplı defterin var yaa, benim olur şeklinde...bir de tabi kızlar için vazgeçilmez makyaj malzemeleriydi kırmızı olanları hele...
tüm halkı cemaat üyesi yapma planlarının bir aşaması olarak sözlüklere sızma politikasının ürünü birgün olursa yazık dedirtecek olan vaka.
bir bilgisayar oyunudur (u: tanım zorunluluğu) oynun verdiği sanal karakterleri tanıştırma kaynaştırma politikası güden ev dizayn etme gibi ıvır zıvırlarla dolu olan dünyanın bayıldığı fakat yazarın tahmmül bile edemediği oyun. daha beteri de vardır

(bkz:sims 2) (u: hızlı okumak acayip keyifli)
insanlar arasinda en cok konusulan ikinci gezegendir. konusurken, marsli gibi, marstan mi geldin, o ne ya marslilar gibi, marsta yasam var mi gibi cumleleri sık sık duymaktayiz. mars hakkinda insanlarin bu kadar bilgisi olmasi da bi hayli ilginctir.

edit: insanlar deyip durmusum. dunya uzerinde türkler den baska marslilar hakkinda bu kadar cok atip tutan insan olup olmadigini bilmiyorum o yüzden insanlar degil türkler olucak.