verdiği gazın etkisiyle 100lerce şınav çektirten dort dort dort dooooort diye devam eden sözleri şöylekine olan şarkıdır

risin up, back on the street

dövüşüyor arka sokakta

did my time, took my chances

zamanım şanslarımı aldımı benden

went the distance, now im back on my feet

yol aldım, şimdi arkada ayakta duruyorum

just a man and his will to survive

sadece bir adam, yaşama ümitleriyle

so many times, it happens too fast

Çok zaman, oldukça hızlı gerçekleşir

you change your passion for glory

tutkularını şöhretine değiştin

dont lose your grip on the dreams of the past

hakimiyetini geçmişteki rüyalarında bırakma

you must fight just to keep them alive

onları canlı tutmak için dövüşmelisin

[nakarat]

its the eye of the tiger, its the thrill of the fight

bu kaplanın gözleri, bu dövüşün heyecanı

risin up to the challenge of our rival

rakibin meydan okumasına karşı dövüşmek

and the last known survivor stalks his prey in the night

ve, akşam, bilinen son sağ kalan, sessizce avına yaklaşıyor

and hes watchin us all in the eye of the tiger

ve hepimizi kaplanını gözüyle izliyor

face to face, out in the heat

yüz yüze, dışarıda öfkeyle

hangin tough, stayin hungry

sağlam durarak, aç kalarak

they stack the odds til we take to the street

bahisleri alıyorlar, biz sokağa gidene kadar

for we kill with the skill to survive

hayatta kalmaya çalışırken, yeteneklerimizle öldürüşümüz için

[nakarat]

risin up, straight to the top

tam tepeye doğru yükseliş

had the guts, got the glory

cesareti var ve şöhreti oldu

went the distance, now im not gonna stop

yol aldım, durmayacağım

just a man and his will to survive

sadece bir adam yaşama ümitleriyle

[nakarat]

the eye of the tiger (tekrarlar).

kaplanın gözleri
ana maddesini kum,soda ve kirecin oluşturduğu,moleküllerin birbirine bağlanmasıyla alakalı kırılgan ya da yarı kırılgan cisimler.
maastricht üniversitesi yapay us araştırmacılarından david levy'e inanacak olursanız şimdiden milyonlarca eve girmiş durumda bulunan tam otomatik temizlik robotu roomba'ların bu iş için özel olarak yapılmış ve anatomik bakımdan kusursuz olanları yüzyılın ortasına kadar yayınlaşmış olacak. inanması güç olsa da bunlarla ilişkilerin de bir hukuku olacak. liberal özgürlükler konusunda ilerici bir konumda bulunan hollanda insan-robot evliliklerini yasal hale getiren ilk ülke olabilir. levy'e göre önceleri farklı ırklardan evlilikler gibi bu bir tabu olarak karşılansa da zamanla alışılıp kabul görecek. bence rus kızlara model olarak kullanırsa çok satar.http://www.uydutvhaber.net
aaaiii farkı

bir de

birinin anlamı vardır, diğerinin olmadığı için ötekini kıskanır
geçtiğimiz ay türkiye'ye gelen dünyaca ünlü brit pop grubu.

biyografisi;

glasgow çıkışlı ıskoç rock müzik topluluğu travis, 1990 yılında, chris ve geoff martyn kardeşler tarafından 'running red' ismiyle kuruldu. lenzie akademisi'nden arkadaşları olan andy dunlop'un ardından neil primrose ve kadın vokalist catherine maxwell'in de katılımıyla kadrosu şekillenen topluluk, bu dönemde bir kez daha isim değişikliğine gitti. john lennon ile paul mccartney tarafından yazılan ve beatles grubu tarafından seslendirilen "glass onion" şarkısı, gruba yeni ismini vermiş oldu.

Çeşitli albüm kayıt çalışmalarının ardından, ünlü film yönetmeni wim wenders'ın "paris, texas" adlı yapıtında harry dean stanton'ın canlandırdığı "travis" karakterinin ismini alarak birkaç senede dünyanın önde gelen rock müzik oluşumlarından biri haline gelen grubun kadrosunda; öncü vokallerde, gitarda, piyanoda ve banjoda fran healy, bas gitarda ve geri vokallerde dougie payne, öncü gitarda, banjoda, klavyede ve geri vokallerde andy dunlop, davul ve perküsyonda ise neil primrose bulunuyor.

"biz, britanya'daki kamu hizmetlerinden biri gibiyiz. ambulans, otomobil kurumu, sonra da travis..."

ılk albüm: "good feeling"

travis, ilk stüdyo albümü olan "good feeling"i ("ıyi duygu") 1997 yılında, başarılı müzik yapımcısı steve lillywhite'ın desteğiyle beğeniye sundu. kayıtları new york'taki bearsville stüdyoları'nda gerçekleşen albüm, 40.000'i geçmeyen satış rakamına rağmen müzik çevrelerinden son derece olumlu tepkiler aldı ve kısa süreliğine de olsa ıngiliz müzik listelerinde 9. sıraya kadar yükseldi. 12 şarkıdan oluşan ve 49 dakikalık bağımsız rock ezgileri içeren "good feeling"in ardından grubun ikinci albümü raflardaki yerini aldı.

uluslararası Üne giden yol: "the man who"

grammy ödüllü ıngiliz yapımcı nigel godrich'in üstlendiği ikinci travis albümü, "the man who" adıyla 24 mayıs 1999 tarihinde müzik dünyasına sunuldu. gruba uluslararası ün kazandıran albüm; ıngiltere müzik listelerinde bir numaraya yükselirken 2000 yılında iki de brit Ödülü'ne layık görüldü.

adını, ıngiliz fizikçi oliver sacks'ın "the man who mistook his wife for a hat" kitabından alan "the man who" albümü, 1999 yılında ıngiltere'nin "en çok satılan" albümü olarak travis'i müzik dünyasının ilgi odağına yerleştirdi.

albümün en dikkat çekici parçaları arasında; "writing to reach you" ("sana ulaşmak ıçin yazıyorum"), "driftwood", "turn" ("dön") ve "why does it always rain on me" ("neden hep benim Üzerime yağıyor") yer alıyordu. albümün giriş parçası ve ilk teklisi olan "writing to reach you", francis healy tarafından yazılmış, video klibi ise john hardwick tarafından çekilmişti.

işıltılı günler ve "the invisible band"

yapımcılığını yine nigel godrich'in üstlendiği üçüncü stüdyo albümü "the invisible band" ("görünmez grup"), müziğin, onu yapan gruptan daha önemli olduğu yönündeki görüş baz alınarak yaratıldı. ıngiliz müzik listelerinde bir kez daha zirveye yükselme başarısını gösteren travis, top of the pops'un "yılın albümü" ödülüne de layık görüldü.

ıkisi yalnız amerika sürümlerinde olmak üzere toplam 14 şarkıyı içeren "the invisible band" albümü, 11 haziran 2001 tarihinde beğeniye sunulmuştu.

kabus ve uyanış...

travis için her şey kusursuz ilerliyordu. kısa sürede müthiş bir ün kazandılar ve tüm dünyada adlarından söz ettirmeye başladılar. müzik listelerinin zirvelerini ve satış rakamı istatistiklerini altüst eden topluluk, çok sayıda da ödüle layık görüldü.

ancak bir olay, bütün bu ışıltılı günlerin üzerine kabus gibi çökmüştü. grubun davulcusu neil primrose, fransa turnesi sırasında sığ olduğunu farketmediği bir yüzme havuzuna balıklama atlayıp boynunu kırdı. bu korkunç kaza, yarı ölüm demekti. şaşırtıcı bir şekilde ve büyük şans eseri, primrose tümüyle iyileşerek gruba geri döndü. francis healy, yaşadıklarının özetini şu sözlerle dile getirdi;

"neil'ın geçirdiği kazayla travis yolun sonuna gelmişti. bu grup, dört üyesinden herhangi biri olmazsa var olamazdı. neyse ki bize bir şans daha verildi."

"bir şans daha" ve yeniden doğuş...

travis, verilen şansı doğru kullanmayı başardı. ıskoçya'nın batısında küçük bir stüdyo tutarak çalışmalarına hız verdiler ve sadece iki haftada 9 yeni şarkı yazarak dördüncü stüdyo albümlerinin temelini attılar. "12 memories" ("12 hatıra") adlı çalışmanın yapımcılığını, tchad blake ve steve orchard ile birlikte, grubun kendisi üstlendi.

11 şarkıdan oluşan ve müzik kutusu® tanıtım yazıları arşivi'nde ayrıntılı incelemesini bulabileceğiniz "12 memories" albümü, 13 ekim 2003'te raflardaki yerini aldı ve ıngiltere listelerinde ancak 3. sıraya kadar yükselebildi. Önceki iki albümün 2 milyonluk satış başarısına erişemeyen "12 memories", 300.000 kopyada kaldı.

tarihler 7 mayıs 2007'yi gösterdiğinde travis bu kez, beşinci stüdyo albümü "the boy with no name" ("ısimsiz Çocuk") ile hayranlarının karşısına çıktı. adını, fran healy ve eşi nora'nın, yeni doğan erkek çocuklarına isim koymaya çalışırken belirledikleri albüm, üçü gizli olmak üzere toplam 15 şarkıdan oluşuyordu.

albümün ilk teklisi için, şarkı listesinde 3. sırada bulunan "closer" ("daha yakın") adlı çalışma seçildi. ılk haftasında 12.000'in üzerinde satış rakamına ulaşan albüm, grup tarafından abbey road stüdyoları'nın şef mühendisi chris blair'a ve 2005 yılında, henüz 34 yaşındayken beyninde oluşan tümör nedeniyle yaşamını yitiren ıngiliz ralli pilotu richard burns'e ithaf edildi.

"the boy with no name", en büyük liste başarısını, ikinci sıraya yükselerek norveç'te, 4. sıraya yükselerek de ıngiltere'de kazanırken, amerika billboard 200 listesinde ise 58. sırada yer aldı.

(u: travistr.com)
piyanoda sol el eşlikleri ile kontrbas ve viyolonsel partisyonlarının yazıldığı anahtar...sol anahtarını öğrenenler için zorluk teşkil eder...bütün notaları iki perde üstten okuma gerektirir...
deneysel yazıları ele alır 1939 tarihli ''gadsby'' adlı romanı toplam 50bin110 sözcükten oluşur ancak içinde tek bir ''e'' harfi bile yoktur

inanmıyosanız bakın a story of over 50,000 words without using the letter “e” başlığı altında göreceksiniz

http://www.spinelessbooks.com/gadsby/
turkcell'in yeni kampanyasının ürünü olan ve bir rivayete göre şahan gökbakarın yeni filminin ismi olan tavuktur!!!cell ailesinden celocanlardan sonra birde recep'in tavuğu hortlamıştır ve sadece reklamlarla kalmayıp oyuncağı dahi yapılmıştır turkcelli yaratıcı fikirlerinden dolayı tebrik ediyoruz yeni maskotlarını bekliyoruz!!!!!
çoğu sinemada arayı veren aralıktır.(u: daha ocağı var şubatı var) sinemanın karanlık ortamı bir anda aydınlanır , herkezde(u: merkez merkez) karanlığın verdiği rahatlıkla bir yayılma vardır, ışıklar bir anda yanınca herkes kendini toplama aşamasına geçer. arka koltuklarda yiyişenlerin suratlarında ise acaip bi ifade vardır . ama bu ifade hepsinde aynıdır. ne sevişmesi biz sevişmedik der gibi bakmaktadırlar .
http://www.kedigen.com adresinde ikamet etmekte olan bir kedi sitesinde (u: evet doğru duydun kedi sitesi) kullanıcılar tarafından gönderilmiş teşhir ve ifşa edilmiş kedi resimlerinin altına yazılan yorumlarda kedi sahiplerinin - ay bebekhim, canım, bitanem, yirim yirim, cok tatlıııı, pembiş burnundan ve pembiş kulaklarından öpüyorum - tarzında yaptıkları saçmalamalar neticesinde şahsımı boydan boya yarmış yorumlardır. tamam iyi güzel çok beğendin kedileri anlıyorum ama bu sahte sevinç, beğeni gösterisi neden? bir de nerdeyse hepsi kedi sahibi. bir anlamda hali hazırdaki kediyi boynuzlama, ikinci plana atma durumu mevzubahis. o kedi affedermi adamı be. dili olsada konuşsa.

yorumlar şurda: http://www.kedigen.com/sizinkiler.php

ahah bir de kalem tutan patiler diye bir bölüm koymuşlar. kalem? pati? yazan bir kedi?
fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadyumunun güzel bir sloganı.

here is kadıköy, there is no way out !!!

burası kadıköy, burdan çıkış yok !!!