kahvaltılık acı sos adı altında marketlerde satılan sulu boyalardan ziyade hatay biberi ceviz sarımsak salça baharat ve biraz da süzme peynir karışımlı ev yapımı olanı her öğün yemeğin yanında yenebilir.
(u: wikipedia) (u: alıntıdır)

adını balzac olarak değiştirdi ve soyluluk ifade eden de’ öntakısını ekledi. köy kökenli bir ailenin çocuğu. babası tuccardır. 6 yıl vendome'da college des oratoriens'te öğrenim gördü. napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi paris'e taşındı. burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. bunları değişik adlarla yazdı. basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü.

1829'da yazdığı "les chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. bu eser türkçe'ye (köylü ısyanı 1974 ve şuanlar 1977 olarak çevrildi.) 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "ınsanlık komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "goriot baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de ıtalya gezisine çıktı. 1828'de versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. borç sorunu nedeniyle passy'de bir eve yerleşti (bugün balzac müzesi). para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. edebiyatçılar derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu.

1847'de polonya'da sevgilisi eveline hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de eveline ile evlendi paris'e döndüler. birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. mantısal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" balzac'ın kurduğu benimsenir. olağanüstü bir gözlem yeteneğivegüçlü bir hafızası vardı. kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. bütün bu özellikleriyle "romanın shakespeare'i sayılır.
denizi görebilen ,çoğu kişinin hayallerinde ki evdir. tam denizin dibinde, camdan tükürsen 'aha denize tükürüyor' diye kızılabilecek tipte olanlarada ise yalı denmektedir. tabi alabilmek için na böyle daşşak gerekmektedir.
ilkokulda her tatil sonrası öğretmenlerin sordugu ve bizim anlattıgımız olayların üniversiteye yansımıs halidir ki eminim bu anılar ilkokuldakiler kadar saf ve temiz değildir.
kosova savaşı şehitidir. kaybettiği savaşı kendine milad bilen ve bu savaşın akabinde ulus bilinci kazanan sırp larla yapılan bu savaş sonucu iç organları kosova ya gömülmüştür. ve türbesinin tam karşısında prens lazar ın herkesi türklere karşı savaşa davet eden sözlerinin yer aldığı bir anıt yer alır.
özellikle yaşlı nine ve dedelerin nedense sadece dizlerine örttükleri soğuktan koruyucu örtüdür...
iç kıpırtısı bir the corrs şarkısı. sözleri,

i know my love by his way of walking

and i know my love by his way of talking

and i know my love dressed in a suit of blue

and if my love leaves me, what will i do?

and still she cried, i love him the best,

and a troubled mind, sure can know no rest

and still she cried, bonny boys are few,

and if my love leaves me, what will i do?

there is a dance house in maradyke

and there my true love goes every night

he takes a strange girl upon his knee

well now don't you think now that vexes me?

if my love knew i can wash and wring

if my love knew i can sew and spin

i'd make a coat of the finest kind

but the want of money sure leaves me behind

i know my love is an arrant rover

i know he'll wander the wild world over

in dear old ireland he'll no longer tarry

an american girl he's sure to marry

what will i do?
windows live messenger eklentisi..msn.com'dan sonuçlar ve hotmail gelen kutunuzun ilk on iletisine hızlı bir şekilde bakmanıza yarıyor..
çoğu başlığa fransız olan yazardır

yazarlar hakkında kişisel eleştiri yapacak kadar bilgisi olmayan yazardır

mado nun üstünde kaç yazar oturduğunu merak eden yazardır

bu yazarların kaçının aynı eve sığdığını merak eden yazardır

aslında yazarlar hakkında birçok şeyi merak eden yazardır
http://www.youtube.com/watch?v=bEnwBwHY_wY&mode=related&search=

hrant dink cinayeti,kurtlar vadisi..
sözlük yazarlarının nicklerinin üzerine gelerek ya da kimdir bölümünden bakılan, bu ay yazarın girdiği entry sayısını gösteren bölümdür. normalde pek düzgün işliyor olmasına rağmen(u: en azından bende) bu ay sapıtmış, haneme 50 entry bonus eklemiştir. teşekkür ederim ama ben bunu kabul edemem sözlük.
merhaba : privet

nasilsiniz? : kak dela ?

ısminiz nedir : kak vas zovut ?

benim adim.. : min ya zovut .... ( artik isminiz her neyse.. )

Senin adın ne ? : kak tebya zovut ?..

Memnun oldum :Priyatna paznakomitsa

kaç yaşındasın.. : skolka vam let..

evet : da

hayır : nyet

hadi : davai ..

ne? : şto?

ne var ne yok ? : şto novava..? ( bu aslında direkt turkceden ceviridir ruslar pek kullanmaz.. )

gunaydin : dobroi utro..

iyi gunler : dobroi dien..

iyi akşamlar : dobroi vecher
suzannaya ses benzeliği olan bi sevgiliniz varsa bağıra bağıra söyleyebilirsiniz.

we sit together on the sofa

kanepenin üstünde beraber oturduk

with the music way down low

kısık sesli müzik ile

waited so long for this moment

bu an için uzun süre bekledik

its hard to think its really so

gerçekliğine inanmak oldukça zor

the door is locked theres no one home

kapı kitli ve evde kimse yoktu

theyve all gone out were all alone

herkes gitmişti , biz yalnızdık

suzanna, suzanna

suzanna im crazy loving you

suzanna seni deli gibi seviyorum

i put my arm aroud her shoulder

kolumu onun omzuna koydum

run my fingers through her hair

parmaklarım saçlarına doğru uzandı

its a dream i cant believe it

bu bir rüya, inanamıyorum

it took so long its only fair

o sadece dürüst olduğu için uzun süre aldı

and then the phone begins to ring

ve daha sonra telefon çalmaya başladı

and a strangers voice on the other end of the line

ve hattın ucundan yabancı bi ses geldi

says oh, wrong number, sorry to waste your time

şöyle dedi,"yanlış numara,zamanınızı aldığım için üzgünüm"

and i think to myself,

ve kendimi düşündüm

why now,

niçin şimdi?

why me,

niçin ben?

why.......

niçin?

suzanna, suzanna,

suzanna, im crazy loving you

suzanna seni deli gibi seviyorum

suzanna, suzanna,

suzanna, im crazy loving you

suzanna seni deli gibi seviyorum

again i sit myself beside her

tekrar onun yanına oturdum

try to take her hand in mine

ellerini avuçlarıma almayı denedim

the moments gone, the feelings over

zaman geçti duyguların üstünden

she looks around to find the time

zamanı bulmak için baktı

then she says could we just sit and chat

daha sonra oturup sohbet edebileceğimizi söyledi

and i think well thats that

ve bunun iyi olduğunu düşündüm

suznna, suznnna,

susanna, im crazy loving you

suzanna seni deliler gibi seviyorum

still we sit here on the sofa

hala kanepenin üstünde oturuyorduk

with the stereo on ten

:)

the magics gone, its a disaster

büyü bitti,bu bir felaket

there seems no point to start again

yeniden başlamak için hiçbir nokta yoktu

she says i think id better go

gitmemin daha iyi olduğunu söyledi

she says goodbye and i say... no!

elveda dedi ve bende hayır! diye seslendim!

suzanna suzanna

suzanna, im crazy loving you

suzanna seni deliler gibi seviyorum

suzana, suzanna,

suzanna, im crazy loving you

suzanna seni deliler gibi seviyorum

im so crazy loving you

seni deliler gibi seviyorum

(u: alıntıdır)
bzim türk bayraği kırmızı beyazdır vde şehitlerimızın kanıyla göklere yukselerek ay vede hilal şeklinı almıştır bizim bayrağimız eşi vede benzirı yoktur
google tarafından finanse edilen 23andme adlı internet sitesine tükürük örneğinizi gönderin, 999 dolar karşılığında size kalıtsal özellikleriniz, atalarınız ve kişisel hastalık risklerinizi konusunda bir dosya hazırlasın ilginç uygulama.
tek taktik uygulamışımdır herkes parmak kaldırır soruyu bilsem de ben parmak kaldırmam sonuçta öğretmen beni kaldırır (düşünüyor bu çocuk bilmiyor sözlüsünü bir düşüreyim diye.) soruyu yanıtlarım yüksek notu kaparım bu iş bu kadar. lisedeydi bu tespit şimdi ise üniversitede her gün hoca kaldırıyor işlemiyor taktik maktik.