6 7 eylul olaylari – ydü sözlük – kibris ta bir sözlükcük | artik haber daha yakin
(alinti: gayrimüslim vakıfların ellerindeki taşınmazlara el konulması olayı münferit bir olay değildir. türkiye'deki 'sermaye birikimi' sürecinin temel aşamalarından birincisi ve başlıcasıdır.

türkiye'de bu süreç şu sırayla işlemiştir: 1) gayrimüslimlerden müslümanlara çeşitli yöntemlerle sermaye transferi; 2) halkın tasarruflarını banker krizi gibi olaylarla bireylere transfer; 3) devletin 1930'lardan beri yaptığı sermaye birikimini (fabrikalar, şirketler, bankalar, vb.) arsa fiyatına satmak suretiyle bireylere transfer.

sözü edilen birinci ve en önemli aşamanın kilometre taşları şöyle sıralanabilir:

1) 1915 ermeni katliamları. ermenilerin tehcir edilirken komşularına emanet ettikleri vs. taşınmazlar yağmalanmış ve/veya satılmıştır. bunlar, yörenin nüfuzlu kişilerinin eline geçmiştir.

2) 1923 türkiye-yunanistan zorunlu nüfus mübadelesi. mübadeleye tabi rumların mallarının yunanistan'dan gelecek müslümanlara verilmesi gerekmektedir. fakat burada bunların bazılarına devlet veya yerel nüfuzlu şahıslar el koymuştur.

3) türkiye'deki gayrimüslimler yapılan baskılar sonucu dışarıya göç etmek zorunda kalmışlar, ellerindeki malları ya yok pahasına satmışlar yahut geride bırakmışlardır. bu geride bırakılan mallar yağmalanmış durumdadır. bunların en tipik örnekleri bugün ıstanbul beyoğlu ve tarlabaşı mevkiinde yer alan ve işgal edilmiş bulunan metruk apartmanlardır.

türk olmak ya da olmamak

bu baskılara özetle şu örnekler verilebilir:

1920'lerde gayrimüslimlerin ıstanbul ili dışına çıkmaları izne tabi kılınmıştır.

Çeşitli yasalar ve yönetmelikler çıkarılarak gayrimüslimlerin iş hayatından uzaklaştırılmaları amaçlanmıştır. Örneğin 16 mayıs 1929'da çıkarılan 'menkul kıymetler ve kambiyo borsaları kanunu'na göre, borsa acentesi kurmak isteyenlerin 'türk olması' gerekmektedir (madde 6, paragraph 1). menkul kıymetler ve kambiyo borsaları nizamnamesi madde 8, paragraph 1'de belirtildiği üzere, aynı kural borsa acentelerinde çalışanlar için geçerlidir. 4 haziran 1932'de çıkarılan 2007 sayılı 'türkiye'de türk vatandaşlarına tahsis edilen sanat ve hizmetler hakkında kanun' sonucu yunan uyruklu ıstanbullu rumlar işten atılmış, bunlarla evli olan tc vatandaşı rumlar zarar görmüştür.

sürekli bir 'vatandaş türk malı kullan' kampanyaları yürütülmüş ve gayrimüslim işadamları huzursuz edilmiştir. sonradan bu kampanyaların adı 'vatandaş yerli malı kullan'a dönüşecektir. 1950'lerin ilk yarısında, kıbrıs sorunu sonucu olarak 'türk olmayanlardan alışveriş etmeyin' kampanyaları başlatılmıştır.

1965'e kadar memur olma koşulu 'türk olmak'tır; ancak 1965 sonrasında 'türk vatandaşı olmak'a dönüşmüştür. 1940'ların sonuna kadar avrupa'ya öğrenci gitmek, baytar okuluna girmek, askeri okullara girmenin koşulu: 'türk olmak', 'türk soyundan olmak', 'türk ırkından olmak'dır.

1934'te trakya'da yahudilerin ev ve işyerlerine yapılan saldırılar sonucu bu insanlar buraları terk edip ıstanbul'a kaçmak zorunda kalmışlardır.

1941'de 'yirmi kura ıhtiyatlar' diye adlandırılan olayda 20 ila 44 yaş arasındaki gayrimüslimler askere alınmış, ellerine silah verilmeden 'amele taburu' olarak bilinen birliklerde çok zor koşullar altında askerlik yaptırılmışlardır.

farklı dinden olanlara ayrımcılık

1942 yılında, varlık vergisi çıkarmıştır. bu uygulama, türkiye cumhuriyetinde kanun zoruyla gayrimüslimlerin parasına ve malına el koyup bunu müslüman vatandaşlara aktararak en büyük sermaye transferini gerçekleştirmiştir, çünkü fahiş vergileri ödeyemeyenlerin malları haraç mezat satılmıştır.

6-7 eylül 1955'te ıstanbul ve ızmir'de gayrimüslim işyerlerini, evlerini ve ibadet yerlerini yakıp yıkan ünlü pogrom (devlet desteğiyle azınlığa yapılan saldırı) gerçekleştirilmiştir. bundan sonra kimi rumlar türkiye'yi terk etmişlerdir.

1964'te yunanistan uyruklu ıstanbul rumları sınır dışı edilmişler, onlarla evli olan tc vatandaşı rumlar da birlikte gitmek zorunda kalmışlardır. ıstanbul boşalmıştır.

sermaye transferinin son noktası

1960'ların sonlarından itibaren, gayrimüslim mallarına el koymada sıra 1936 beyannamesi'ne gelmiştir. bu olay, türkiye'de gayrimüslimden müslümanlara sermaye transferinin son halkasını oluşturmuştur. bütün bu olaylar, bir devletin kendi vatandaşları arasında farklı dinden olanlarına karşı açık biçimde ayrımcılık yapmasının örnekleridir.

bütün bunlardan, unutulmaması gereken önemli husus şudur: her ayrımcılığın doğal sonucu bölücülüktür.

not: bu dizi prof. dr. baskın oran'ın 'türkiye'de azınlıklar kavramlar, teori, lozan, iç mevzuat, içtihat, uygulama' adlı kitabının yeniden güncelleştirilmekte olan bölümlerinden derlenmiştir.

baskın oran'ın arşivinden alıntıdır.