fazlaca empati yapan bünyeler için hırpalayıcı bir eylemdir. kendinizi o kişilerin yerine koyup dertleri ile dertlenirsiniz. mutsuzluklarını yok etmeyi dilersiniz, ne çare ki hepsine yetişmek mümkün değil, kimi zaman da nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. çünkü Üzüldüğünüz bazı kişileri tanımıyorsunuzdur bile. misal teoman'ın çok içmesine, iclal aydın 'ın mutsuz olmasına, hatta ve hatta orhan pamuk'unmasumiyet müzesindeki yanlış kişiye aşık sibel'e de, nişanlı bir erkeğe aşık olup ilişkiye girme cesaretini gösterip bunun acısını çeken füsun'a da, kime aşık olacağını bilemeyen pis kemal'e de aynı anda üzülebilir insan(u: onların şahıslarında aynı hataları yapan diğer insanlara üzülünülür aslında). hayatta neye daha çok önem vermeleri gerektiğini bilmedikleri için acı çekiyor olmalarına göz yumuyor olmak içinizi yorar. anlatamamanın ve onları bu acılardan kurtaramamanın vicdan azabını çekersiniz için için. hep olmaz bu ruh hali. arada sırada olur ama oldu mu hepsini kurtarmak istersiniz. kurtamayıp hepsine asıl mutlu olunacak yolları gösteremediğiniz için de bir daha üzülür ve konuyu gönlünüzde kapatıp hayata devam edersiniz.
herkesin sadece kendi sorunlarıyla ilgilenip onlara üzüldüğü, kimsenin ba$kasının üzüntüyle ilgilenmediği sadece gülüp geçtiği bir dönemde yapılan büyük bir hatadır.. acı verir, geriye sadece pi$manlık kalır..

her daim yaptım, yapmaya da devam ederim mutlaka..
tembel efkarlı arkadasların kendisi için üzülme işini onu seven arkadaslarına devrettigi durum....

tabi başkası için üzülen arkadasta kendi derdi için üzülme işinide başkasına devreder böyle derken tüm dünyayı hüzün sarmıştır

(bkz:mutsuzluktan sarhoştum)(u: bugün 2 kere bokunu çıkardım )