charles bukowski – ydü sözlük – kibris ta bir sözlükcük | artik haber daha yakin
"kimin öldüğü; ne zaman öldüğü değil, nasıl öldüğü; büyük insanların tanınmışları değil, adı sanı duyulmadan ölenleri önemli; ülkelerin tarihleri değil, insanların yaşamları önemli.. masallar düşlerdir, yalan değil ve insanlar değiştikçe gerçekler de değişir ve gerçek durağanlaştığında insanlar ölecekler ve böcekler ateş ve seller gerçek olacaklar demişti bu şair, yazar, pis, alkolik moruk.. biri yazmıştı, "buk anlatılamaz ve kabul edilemez" diye.. gerçekten de öyle galiba.. okunması icap eder.. ekmek arası ile başlanabilir misal.. ama anlaşılabilir mi.. bu tartışılır ve pek tabi kişi(!)ye bağlıdır.. hele satır araları ve ince ayarları daha bir coşturur.. senaryosunu yazdığı ve hayatına kısa bi bakış eden bir film de vardır seyredilesi.. barfly adında ve tadında..
hair isimli muhteşem ötesi müzikaldeki esas oğlanın ismidir aynı zamanda.. ya da ben çok pis sallıyorum
sevgilisine "tanrı seni yarattığında sarho$tu" diyebilecek kadar kafa bir gebe$.

kıçındaki kıl, küçük iskender için peygamberin lihye i $erifinden daha kıymetli ise orada söz kesilir ve kesildiği yerden meygun bir kan akar.

dipsomanik olmakla hayata pandik atmı$ adamsın sen be çarls, gerisinin koy götüne.
(alinti: bir tek sen kurtabilirsin kendini ve değersin kurtarılmaya.. kolay bir savaş değildir ama savaşmaya değecek bir savaş varsa.. budur...

düşün.. kendini kurtarmayı düşün.. ruhani benliğini.. cesur benliğini.. sihirli şarkılar söyleyen benliğini.. harikulade benliğini...

ölü ruhların saflarına katılma.. besle kendini ve sonunda gerekirse riske at hayatını.. savaşırken olasılıkların canı cehenneme...

en iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur.. sırf uzaklaşmak için.. ve geride kalanlar birinin onlardan uzaklaşmayı neden isteyebileceğini bir türlü tam olarak anlayamazlar..)
kusura bakılmasın ama her sikime postmodern dediğimiz henüz post modern dönemini yaşayamayan ülkemizde(modern döneme bile geçemedi ki;ithal ediyoruz modernizmi,o da üzerimize büyük geliyor biliyor musun...neyse ya konu bu değil...) pek bir taçlandırılan kişidir.insana kattığı hiçbir şey olmadığı gibi,kaybettirdiği şeyler bile vardır kanımca.özellikle kadınlar daki karakter tam bir şovenist domuzdur.kadın ırkı hiç bu kadar aşağılanmamşıtır.bir de bunu okuyup kendini feminist sananlar yok mudur çok gülüyorum...

(bkz:trajikomik)

ayrıca kadınlar ı özetlersek:

içtik,seviştik.ben içkili olduğum için kaldıramadım.özür dilerim bebeğim dedim.ertesi sabah kalktım.sıçtım.yatağa döndüm.seviştik.öğleden sonra mektuplaştığım bir kadın beni arada.yanıma gelmek istediğini belirtti.havaalanında onu karşaıladım.bacakları çok güzeldi.eve gittik.içtik,seviştik.ben içkili olduğum için kaldıramadım.özür dilerim bebeğim dedim.ertesi sabah kalktım.sıçtım.yatağa döndüm.seviştik.....

(bkz:uzar)