anayasada düzenlenen kurumdur. dinin devlet denetiminde olmasını sağlayabilmek için kurulmuştur.

genel idare içinde yer alan diyanet ışleri başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
diyanet işleri gibi dini bir kurumun devlet elinde olması, ve din adamlarını devletin ataması dinin objektif değerlendirilmesine ters düşer. din işi atamayla olacak iş değildir çünkü. ama bu şekilde devlet dini kendi elinde tutmuş olur.

bir zamanlar imam, halk arasında en çok dini bilgiye sahip olduğu için bu konuda en çok saygı gören ve yetkin sayılan kişi için kullanılan bir kelime iken, şimdilerde atamayla göreve getirilen memurun adı olmuştur. dolayısıyla gerçekten görevini düzgün bir şekilde yerine getiren imamlara rastlamak da zorlaşmıştır.

imam hatip lisesi nden orta dereceyle mezun olmuş, bu konuda yeterli sayılamayacak bir insan bile kpss ye girdikten sonra imam olarak atanma hakkına sahip olur. o sebeple diyanet işleri başkanlığı, yaptıklarıyla eleştirilebilecek bir kurumdur. son zamanlarda kadrosunda bir düzelme mevcutsa da devlet el değiştirdiğinde diyanet işlerinin akibeti ne olur merak konusu.