fırsat maliyetleri prensibi, xix. yüzyılda neo-klasik ıktisatçılar tarafın dan geliştirilmiş­tir. bu hususta jean baptıste say ve nassau william senior'un isimleri zikredilebilir.

fırsat maliyeti veya alternatif maliyet prensi­bi, esas itibariyle iktisadi anlamıyla bilinir. ya­şadığımız dünyada ıhtiyaçlarımızı karşılamak ıçin kullanabileceğimiz kaynaklar kıttır. bu durum, söz konusu kaynakları çeşitli kullanım alanlarına tahsis ederken tercihlerde bulun­mamız gerektiğine işaret etmektedir. bu ıse, kaynakların bir kısmım belli alanlarda kulla­nırken diğerlerinde kullanmamak veya belli alanlara diğerlerine kıyasla daha fazla kaynak ayırmak anlamına gelir. ışte böyle bir durum­da, bir alternatifi tercih etmenin fırsat maliye­ti, vazgeçilen alternatiflerin seçilmesi duru­munda elde edilebilecek menfaatlerin değeri­ne eşit olacaktır.
iktisat ve rekabet piyasası var oldukça adından çok söz ettirecek, faydayı maksimuma çıkarma çabasıdır.(iktisatçılar diline pelesenk etmiştir, dil de kalması uygulamaya geçmesini kimi zaman hatta çoğu zaman engellemektedir) buraya kadar herşey normal, burda müziğimi açıyorum ( yeni türkü-mamak türküsü), bu müziğin bana vermiş olduğu fırsat maliyeti ise sözlüğe yazmak, eğer yazmazsam fırsatı felan kalmayacak okulu uzatacağım,

şimdi adama sorarlar; hoca sen bu maliyetten bahsediyosun da;, elindeki notları tahtaya yazıyosun ardından bizim yazmammızı bekliyosun, sonra tahtaki yazdığını bize "ders anlattım" olarak okuyorsun. biz de dersten mutlu çıkıyoruz dimi ve hatta ağzımızda ki eti tutkuyu serzgüzeşt diyerek, çikolotayı ağzımızın her yanına yayayarak fırsat maliyetimize maliyet katıyoruz. aslında fırsat maliyetinin amına koyuyoruz, hoca sen o notları ver fotokopiye, ordan alalım, biz gelelim siz yoklamayı alın, defolup gidelim, ekonomiye can verelim. 2 saat bizi okulda ne diye tutuyosun, bırakın bizleri ya, gidelim evimize makalemizi okuyalım okumasak bile evimiz de oturalım, yemeğimizi iki saat erken, hayata iki saat ileriden bakalım, ama yooook fırsat maliyetime laf söyletmem diyorsanız o başka, tabi sizlerin altı kuru, neyse kuru ıslak bölümüne girmeyeceğim, bizi gerçek fırsat maliyetlerimizle yalnız bırakın.