içinizi kıpır kıpır eden, asla ulaşılamayacak yüce şeyleri bir an içinde olsa size hissettiren. pardon pardon bir an için değil, bütünüyle hissettiren. yaptığı polifonik müzik ile tanrıya yaklaşmış, insan olma suretiyle müziğin sınırlarını zorlayan, kah süründüren, kah dinlendiren deha müzisyen.

onu dinlerken sanki bir çift kanadınız var, ve uçuyor, dalıyor hayalleriniz içinde kaybolu veriyorsunuz. aman allahım!! klasik müziğin insan ruhundaki yansıması ne kadar da harika. zıpkın gibi. bir insanı hayatının son günlerinde bile nadirende olsa hayata bağlayabilecek, inandırıcı bir şeyin olması ne kadar da güzel.

hayata, dünyaya yada evrene dair öğrenilmesi gereken ne varsa bir kaç dakika içinde öğrenip bilmek, bir insanın neler yapabildiğine şahit olmak, her nerede her ne yapıyor olursanız olun beklentileriniz fazlasıyla karşılandığını bilmek ne güzel...

bach gelmiş geçmiş en büyük müzisyenlerden biridir. diğer deha müzisyenler ile ayrı tutulması gerekir. ki her zamanda öyle olmuştur. mozart, beethoven bunlarda dehadır. ama bach ın yeri hep ayrı olmuştur. ruhunuzdaki siyatiğin depreştiği başka bir an var mı? yada mazlum görüntünüzün altında yatan gizemi ortaya çıkarabilecek başka bir şey? insan johann sebastian bach ı seviyor.