kafelerde, restoranlarda ve en önemlisi barlarda sigara tüketimini engelleyecek olan, ekim, kasım'a kadar muhtemelen bir şey anlamayacağımız, asıl darbesini kışın vuracak yassahtır. birçok cafe, restoran ve barın hızla müşteri kaybetmesine, belki kapanmasına neden olacaktır. sigara tiryakilerini bulaşıcı bir hastalığa yakalanmış, dışlanmış tipler olarak eve hapsedecektir. sigara bağımlılığını keyfi bir alışkanlık, istenildiğinde bırakılabilecek, başkalarının dumansız hava sahası özgürlüğünün gıcıklık olsun diye içine eden bir şımarıklık olarak gören zihniyetin ürünüdür.

ulan benim beynimin kimyası değişmiş, nikotinik reseptörlerimin sayısı tavana vurmuş, bu mereti bıraksam da bir daha beynim eskisi gibi olamayacak, sevinci, mutluluğu, stresi, üzüntüyü olduğu gibi yaşayamayacağım, bu kadar yıllık duygusal, maddi yatırımım var, bu olmadan doğru düzgün düşünüp, karar veremeyeceğim belki, hatta hafızam çalışmayacak, dünya kadar kilo alıp inek gibi olucam.. bu yasağı bık bık bık onaylayan değerli vatandaşlarımıza bir bağımlı olarak soruyorum: bütün bunlara değer mi? bu kadar insan işlevselliğini yitirmişken siz geceleri rahat uyuyabilecek misiniz?

oysa, oysa bu yasak yerine, büyük, sigara dumanını içine çeken havalandırma sistemleri kurulsa -plasma özelliği-, barların, kafelerin, restoranların tavanları yüksekçe yapılsa, bir ara bölmeyle sigara içen ve içmeyen kişiler ebediyen ayrılsa..

not: bu entry, evde sigara içerken dumandan zehirlenmesin diye kedilerini bile düşünüp kış vakti cam kapı açıp soğukta oturan bir yazar tarafından girilmiştir. dolayısıyla kimsenin sağlıklı yaşam hakkına tecavüz etme isteği yoktur. sigara içmek özendirilecek, matah bir şey değildir, yukarıda görüldüğü üzere bağımlı kişide ciddi, birçoğu tamamen geri döndürülemez etkilere neden olur.
19 temmuz'da hayata geçecek olan yasak. bu yasak gelir ayak boş durulmadı ve sigaraya kol gibi zam da yapıldı. bi' de üstüne yasağı delenler korkmasın, cezanızı taksitlendiriyoruz, işte hizmet be hey gibilerinden haberler geziniyor orada burada. dahası, halktan gönüllü sigara bekçileri olmaları isteniyor gibi imalar yapılıyor, şaka gibi. ne sigaraymış be kardeşim.
dört gözle hevesle beklediğim yasaktır, o pis kokulu iğrenç sigarayı bize de zorla içiren insanların da kafelerde yasaklanması dileği ile, sanki dünyada bir kendileri var her yer bunların, biz de o kokuya mecburuz. size bu yasak da az be canlarım. bir kere serde bencillik var.
bar ve cafe barlarda gönüllü sigara bekçilerinin yanı sıra zabıtalar, polis ya da jandarma ile denetlenecek olan çok çılgın yasak.
türkiye'de canla başla uygulanacak ilk ve tek yasak olacaktır. biz nasıl bir gerizekalı milletiz ki, bir anda bütün dertlerin anasını sigara yaptık ve sağlığımızı korumayı sadece sigarayı yasaklamaya bağladık. ulan sanki çok düşkünüz ya o sağlığımıza, dört dörtlük bir memleketiz ya, sağlığımızı tehdit eden hiçbir şey yok! egzoz ve fabrika dumanları solumuyoruz her gün, hormonlu gıda ve fastfood düşkünü değiliz, trafik kurallarına uyumlu, doğaya ve o doğayı paylaştığımız hayvanlara saygılı, geri dönüşümcü, enerji tasarrufu yapan insanlarız ya hepimiz. ulan bu ülkede musluktan su içemiyorsun, sigara dumanına maruz kalsan ne olur. bu ülkede hayatta kaldığın her gün büyük bir tesadüf, bir lütuf.

yavşağın biri çıkmış dumansız hava sahası reklamlarına, clubda dumandan göz gözü görmüyormuş, eğlenemiyormuş istediği gibi..

başka bir reklamda çocuklarda sigara dumanına maruz kaldıkları takdirde neler olabileceği anlatılıyor.. yalnızca sigara dumanına maruz kalıyor di mi bu çocuklar, hayatlarındaki tek dert bu!

inan kapalı alanlarda sigara içme yasağına hiçbir itirazım yok ama bana sağlık, dumansız hava sahası, havanikoru.org diye gelmeyin lütfen.

evet ne yazık ki benim canım ülkem havasını sigaradan korumak için canla başla savaşacak, başka hiçbir şeyin de hesabını sormayacak.

yakında 'bir sigara yaktı, linç ettiler' diye haberler gelir.

bir siktirin gidin allaseniz.
türkiye de olmadığım için şuan nötr yaklaştığım yasak. bu yasağa karşı asıl öfke patlamalarım, hiddetim, cinnetim birkaç ay sonra aynen bu başlığa yansıyabilir. hepsinden öte almanya da 2007 de yürürlüğü giren bu yasağın eyaletten eyalete değiştiği, hatta aleyhine ne davalar açılıp kazanıldığını az önce işitmem sinsi bi' hallere soktu beni. türkiye de de patlak vermezse, benim adım kedı diğl.
cezadan haberim olmadan içme gafletinde bulundugum...koskoca kafeteryada kimse içmiyoken neden benim içtigime aldırmadan devam ettigim yalvar yakar cezasız yırttıgım durum