yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

16 + 14 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
ydusozluk ydusozluk ydusozluk
  • new moon

    stephenie meyer'ın twilight serisinin ikinci kitabı, ülkemize yeniay adıyla gelmiştir. bir çırpıda okudum ama sürükleyiciliğinden değil, bu meyer kadınına sinirimden.


    edward cullen 67. sayfada bella'yı terk eder.


    bir daha edward'la ilgili gerçek bir şey olana 302. sayfaya kadar bekleriz.


    bu bekleyiş uzun ve sıkıcıdır, bella jacob black'le(u: kızılderili velet[/gbkz] arkadaş olur, jacob bir kurt adama dönüşür, -kurt adamlar vampirlerin baş düşmanıdır, onları yok etmek için yaratılmışlardır-, bella'ya aşıktır. laurent bella'yla karşılaşır, onu tam öldürmek üzereyken kurtlar tarafından kurtarılır. victoria da öldürmek için bella'yı arıyordur. neyse, sonunda alice gelir. bir yan karakterin gelişine bu kadar sevinebilir mi insan? kitabın temposu bu noktada kendine gelir.


    ama edward'ı görene kadar 356. sayfaya gelmiş oluruz.


    şimdi eğer seriyi edward cullen için okuyorsanız, bu kitap tam bir eziyet, yüz karasıdır. hani aşk ve romantizmdi kardeşim, nerede?


    bella'nın her başına bir şey geldiğinde ve edward orada olmadığında, gelmediğinde ben kahroldum.


    bu kitaba başlarda ısınamamın bir diğer nedeni de, ilk kitabın bittiği yerden başlamamasıydı. sanki edward ve bella kırk yıllık sevgililer de, öyle bir alışmışlar birbirlerine, monotonluğa girmiş her şey. ilk kitaptaki heyecan kalmamış.


    hoşuma giden şeylerden biri ise, romeo ve juliet'e yapılan göndermelerdi.)


    bu kitabı kızların özel günlerinde okumalarını tavsiye etmem, içlerindeki duygusal ayıyı ortaya çıkarabilir, gereksiz ağlamalar, hislenmeler falan. hoş değil. içeriği itibariyle, depresif.