siki taşşağına denk acaip yaratıklardır. hem borcunu ödemezler birde sanki siz borçluymuşsunuz gibi artislik yaparlar.

yeni avukatlar genellikle üç kuruşluk icra takipleri ile uğraştıkları için bu dalyaraklarla sık sık tartışmak zorunda kalır.

avukat, efendi gibi bu borçlu zatı muhteremi arar. eğer borcunuzu ödemezseniz gelip donuza kadar haciz koyarım ,bütün masraflarıda size kitlerim borcunun ne hale geldiğini görünce şakülün kayar demezde.

beyefendi ben bilmem kimin avukatı bilmem kim... uzlaşmak amacıyla...

tabi yurdumun sikkafalı insan davranışı olan 'altan alana üsten vurma' kuralı geregince bu borçlu ne yaptığının farkında olmadan 'ödeyemeyeceğim, madem öyle gelin bakalım' gibi kendinden emin tavırlar koyar.

tabi sonunda paşa paşa öder ama olan ödediği masrafa olur.